Semâ
Kâinatın dönüşü
Zikir ve tefekkürün bedenle ifadesi; insanın Hakk'a yönelişinin temsili. Mevlevî semâı 'mukâbele' adı verilen belirli bir erkân içinde icra edilir; 2005'te UNESCO tarafından İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Mirası Başyapıtı ilân edilmiş, 2008'de Somut Olmayan Kültürel Miras Temsilî Listesi'ne kaydedilmiştir.

Semâ ve mukâbele nedir?
Semâ, Mevlevî yolunda zikrin ve tefekkürün bedenle ifadesidir; kâinatın dönüşünü ve insanın Hakk'a yönelişini temsil eder. Törenin tam adı Mevlevî Âyîn-i Şerîfi ya da Mevlevî Mukâbelesi'dir. “Mukâbele” yüz yüze gelmek demektir; semâzenler kırmızı postun önünde birbirleriyle yüz yüze selamlaşır.
Mukâbele — tören adım adım
- Na't-ı ŞerîfTören, Mevlânâ için yazılmış na't ile başlar; Hz. Peygamber'e övgüdür.
- Kudüm ve ney taksimiKudümzenbaşı kudüme birkaç kez vurur; neyzenbaşı, âyinin makamında uzun bir taksim yapar. Ney'in sesi, yaratılışın nefhasıdır.
- Peşrev ve Devr-i VeledîPeşrevle birlikte semâzenler, kırmızı postun önünde üç devirli Sultan Veled Devri'nde birbirleriyle yüz yüze selamlaşır (mukâbele).
- Dört SelâmÂyinin ve semâın dört bölümü; her biri bir mânevî mertebeyi temsil eder.
- Son peşrev ve duâKur'ân tilâveti ve gülbank ile tören hitama erer.

Dört selâmın anlamı
Semâ, dört bölümden (selâm) oluşur; her biri bir mânevî mertebeye karşılık gelir. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mevlevî Âyini”.
Sembolizm
Semâ üzerine kaynaklardan
Kaynaktan getiriliyor…
Semâ ve mukâbeleyi kaynaklarda aramak için
Kaynaklı arama ↗